Gök bilimciler yıldızlar ve galaksileri görünür ışıkta incelediklerinde, galaksileri dolduran ve bazen nesneleri görmeyi engelleyen tozdan rahatsız olurlar. Karanlık bir gecede çekilen Samanyolu’nun fotograflarına bakın ve galaksinin çoğunu gizleyen toz bulutların farkına varacaksınız. Bu, Samanyolu’nun merkezini veya genellikle kalın toz bulutlarında örtülen diğer galaksileri incelemek isteyen araştırmacılar için özellikle büyük bir sorundur.

Ancak görünür ışık çoğunlukla insan gözüyle görülemeyen geniş elektromanyetik radyasyon spektrumunun sadece bir parçasıdır. Kızılötesi ışığın bazı dalga boyları tozdan geçebilir, bu nedenle galaksinin merkezinden gelen kızılötesi ışığa bakmak astronomlara bu gizli dünyaya bir pencere verir.

Kızılötesi ışık, görünür ışıkta parlayacak kadar sıcak olmayan gezegenler ve asteroitler gibi nesneleri incelemek için de anahtardır. Kızılötesi bir uzay teleskobu olan, Spitzer Uzay Teleskobu, astronomların evren hakkındaki görüşlerini genişletmede önemli bir rol oynadı.

Spitzer’in uzaydaki konumu sayesinde ışığın yeryüzüne ulaşmadan önce geçtiği son engel olan Dünya’nın atmosferine maruz kalmaz ve en önemlisi, kızılötesinde görme yeteneği Spitzer’in görünür ışıkta görülen teleskoplara gizlenmiş nesneleri incelemesine ve astronomların diğer dalga boylarındaki çalışmalarını tamamlayan yeni görüşler kazanmasına izin verdi.

Tozun Arkasındaki Harikalar

Astronomlar kızılötesi teleskopları Samanyolu’nun merkezine doğru yönlendirdiklerinde, örneğin galaksinin merkezindeki süper kütleli kara deliğin etrafında hızlanan yıldızları görebilirler. Ve Spitzer bakışlarını uzak galaksilerin merkezlerine doğru çevirdiğinde, bu süper kütleli kara deliklere düşen malzemeden kızılötesi ışığı tespit edebildiler.

Yeni Manzaraları Ortaya Çıkarmak

Gökyüzü kızılötesinde izlemek, gökbilimcilerin görünür veya ultraviyole ışık gibi daha enerjik dalga boylarında yayılacak kadar sıcak olmayan nesneleri incelemelerini de sağlar. Örneğin, gezegenler görünür ışık yayacak kadar sıcak değildir, ancak kızılötesinde parlayabilirler. Güneş sistemimizdeki gezegenlerden gelen kızılötesi ışığı incelemek, Jüpiter’in güney kutbundaki siklon yığınları veya Satürn çevresindeki büyük, görünmez bir halka gibi aksi halde görülmeyen yeni özellikler ortaya çıkardı.

Gök bilimciler, diğer yıldız sistemlerindeki gezegenlere bakmak için kızılötesinden de faydalandılar. Bir ötegezegen, görünür ışığında yıldızının parıltısının yanında görünmez bir leke olabilir, ancak kızılötesinde, lekelenme şansı vardır. Gök bilimciler şimdiye kadar kızılötesi ışıkta bir avuç dış gezegenin fotoğrafını çekmeyi başardılar.

Ve bunun gibi daha birçok keşfe yol açan Spitzer Uzay Teleskobu’nun, 17 yıllık görevinden sonra (tahmin edilen görev süresinin 3 katı) Dünya ile bağlantı sorunları ve daha birçok nedenden dolayı görevine son verilecek.

Evreni anlamamıza yardımcı olduğun için teşekkür ederiz Spitzer.

Gökyüzün açık olsun…

Referans Kaynak: astronomy.com

Yazan/Düzenleyen: Mustafa Turan SAĞLAM

Yayın Tarihi: 31.01.2020