Güneş’imizden tam 4,5 milyon ışık yıl ötede bir patlama oldu ve bu patlama Güneş’imizin ömrü boyunca ürettiği enerjinin 10 katından daha fazla enerjiyle patlayarak uzaya gaz ve toz saçtı. Bu patlayan cisim ise bir yıldız ve bu yıldız patlamalarına astronomlar “süpernova” adını veriyor. Bu yıldızı özel yapan durum ise patlamasının tam anlamıyla süpernova sözcüğündeki “süper”e karşılık gelmesi. Hatta bu süpernova “şimdiye dek gelmiş geçmiş en güçlü süpernova” olma unvanının da yeni sahibi.

Cambridge, Massachusetts, ABD’de bulunan Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden Edo BERGER, bu keşfi yapan takımın lideri ve kendisi “Bu kadar güçlü patlamaların olabileceği şimdiye kadar hiç düşünülmemişti bile.” diyor. SN2016aps adı verilen süpernovayı gözlemlemek için ekip, Hawaii’deki Panaromic Survey Teselcope (Panaromik Gökyüzü Tarama Teleskobu) ve Rapid Response System (Hızlı Geri Bildirim Sistemi) ‘ı kullandı.

SN2016aps ‘ı bu kadar özel yapan, sadece en güçlü süpernova olması değil, aynı zamanda en uzun soluklu olan da olması. Bununla ilgili yine Harvard-Smithsonian’dan Edo BERGER “Biz bu süpernovayı 3 yıldan daha uzun bir zaman önce tespit etmiştik ve hala da gözlemleyebiliyoruz. Genellikle bir süpernova sadece birkaç ay gözlemlenebilir.” diyor.

Peki bu kadar uzun soluklu ve parlak bir süpernovaya neden olan durum ne olabilir?

Yıldızların merkezi tam anlamıyla bir füzyon reaktörüdür. Yıldızlar, enerjilerini merkezlerindeki nükleer tepkimelerden alırlar. Çekirdeklerindeki hidrojeni helyuma, helyumu karbona, karbonu oksijene, oksijeni neona vs. dönüştürürler. Sadece hidrojeni helyuma dönüştürerek milyarlarca yıl boyunca yaşayabilirler, fakat bu hidrojenin de bir sonu vardır. Yıldızın çekirdeğindeki hidrojen tükenince bu sefer helyumu başka elementlere, o elementleri de daha ağır elementlere dönüştürmeye başlarlar ve bu süreç böyle devam eder, ta ki bütün elementler demire dönüşünceye dek. Demirden sonraki süreçler enerji vermez, tam aksine enerji ister. Yıldız ise demirden sonra enerji üretemez ve çekirdeğinde bir dengesizlik oluşur. Bu dengesizlikten dolayı yıldız çok büyük bir gürültüyle patlar ve bu patlamaya “süpernova” adı verilir. Bir süpernova da yıldız çekirdeğin etrafındaki kabukta bulunan maddeleri uzaya saçar ve çekirdek yıldızın kütlesine göre ya beyaz cüceye ya nötron yıldızına ya da bir kara deliğe dönüşür.

SN2016aps süpernovasının yıldızı ise patlamadan önce kütlesinin yaklaşık yarısını bir madde kabuğuna dönüştürmüş olmalı.  Yıldız patlarken patlama, madde kabuğuna saniyede yaklaşık 4600 kilometre hızla çarpan bir yıkım güllesi gibi çarpmış; madde kabuğunu parçalamış ve bunun sonucunda bu kadar büyük bir enerji ortaya çıkmış olmalı.

Edo BERGER “Aklımızdaki en büyük soru, yaklaşık 10 yıl önce patlamış bir yıldızın nasıl kütlesinin yarısını dışarı atmış olabileceği, bu kesinlikle modellerde görebileceğimiz bir durum değil” diyor.

Yaptığımız modellerde öngördüğümüz, bu tip süpernovaların yaklaşık binlerce yıl önce oluşturduğu kütle kabuğunu patlamadan önce dışarı atması, fakat yaptığımız gözlemlerde kabuğun merkezinin patlamaya çok yakın ve de çok yoğun olduğunu gördük, bu yüzden de bu madde kabuğu süpernovadan birkaç on yıl önce dışarı atılmış olmalı.

Bu tip patlamalar bize erken evrende oluşmuş olan çok büyük kütleli yıldızlar hakkında ipucu verebilir.

“Bizim gökadamızda bu tip yıldızlar yok, işte bu yüzden bu tip yıldızları bulmanın yolu böyle ilginç patlamaları takip etmek ve daha sonra tıpkı bir cinayet sahnesini yeniden oluşturmak gibi patlamadan önce ne olduğunu bulmaya çalışmak.” Olduğunu söylemekte Edo BERGER.

Bu patlamanın çok parlak olduğu gerçeği ise bize dev yıldızların ölümlerini daha da uzakta bulabileceğimizi gösteriyor.

*New Scientist’in 13 Nisan 2020 tarihli ” Astronomers Have Spotted the Most Powerful Supernova Ever” adlı haberinden esinlenerek yazılmıştır.

Yazan: İrem İLHAN

Yayın Tarihi: 27.06.2020