Venüs bildiğiniz üzere Dünya’mızın ikizi olarak adlandırdığımız, geceleri ve bazen sabahları gökyüzünde ışıl ışıl parıldayan bize en yakın gezegendir. Dünya’mıza bu denli yakın ve benzer boyutlarda olan bu gezegende yaşamın da benzer olabileceğini düşünmek pek de uzak bir düşünce olmayacaktır, ki kalın ve yoğun sera gazı etkisindeki atmosferinde yeni keşfedilen fosfin gazının varlığı ile bu düşünce son zamanlarda daha da güçlenmiştir.

Peki Venüs’te yaşam olabileceği düşüncesini kuvvetle muhtemel kılan bu gazda ne var öncelikle ona bir bakalım.

Bir fosfor ve üç hidrojen atomunun bir araya gelmesi ile meydana gelen (PH3) fosfin, balık veya sarımsak gibi kokan, renksiz ve bizler için oldukça zehirli olan bir gazdır. Peki varlığı neden Venüs’te canlılığın olabileceğini desteklemektedir sorusunu sorarsak şu cevabı verebiliriz ki; yeryüzünde bazı hayvanların bağırsaklarında olması ve oksijen oranının az olduğu bataklık gibi bölgelerde varlığından söz ettirmesi Venüs içinde ‘acaba mı’ sorusunu akıllara getiriyor. Geçtiğimiz günlerde, uluslararası kalabalık bir bilim grubu, Hawaii’deki James Clerk Maxwell (JCMT) ve Şili’deki ALMA Radyo Teleskopları ile yaklaşık iki yıl boyunca yapılan gözlemlerde Venüs’ün bulutlarında yani atmosferinde yaşam izinin varlığını saptayan olarak kabul edilen fosfin molekülünü bulduklarını açıkladılar.

Venüs yüzeyinin yaklaşık 50-60 km yükseklikte varlığını keşfettikleri fosfin gazı bir hayli kafaları karıştırmış durumda. Şöyle ki, fosfin Venüs’ün bilinmeyen fotokimyasından yahutta jeokimyasından kaynaklanabileceği gibi Dünya’mızdaki gibi biyolojik bir üretim ile de yani yaşamın varlığından da kaynaklanabiliyor olabilir. Venüs yüzeyindeki fosfin miktarının fazlalığı ise bu kadar fosfinin biyolojik süreçler sonucu üretilebilmiş olma ihtimalini güçlendirmekte çünkü canlılık dışı süreçler sonucu bu kadar fosfin üretilemez. Bu durum ise ikizimizde yaşam olabilmesi yani ‘Dünya dışı yaşam’ olasılığı adına çok önemli bir adımdır.

Canlı organizmalar fosfatı emip ona hidrojen ekleyerek fosfin üretirler ki bu süreç oksijensiz ortamda gerçekleşir. Venüs atmosferindeki oksijen eksikliği de Venüs atmosferindeki fosfinin arkasında canlılığın olduğu tezini güçlendirmektedir. Şayet ölçümlelerde bir hata yoksa bu fosfinin arkasında biyolojik süreçler olabileceği gibi henüz bilinmeyen bir abiyonik fosfin tepkimesi de olabilir.

Yine de bu bulgularla Venüs’te kesin bir yaşam olduğuna dair bir söylemde bulunmak için erken çünkü Venüs’ün gerek ‘cehennem’ gibi olan sıcaklığı gerekse basıncı ve sera gazlarıyla dolu atmosferi Venüs’te bir yaşam olması olasılığını sıfıra indiren etmenler olmuşlardır. Ancak bu keşfin umut verici tarafı da bu gazın atmosfer tabakalarının dışında keşfedilmiş olmasıdır.

Araştırmacılara göre; kolayca bozunabilen fosfin molekülünün Venüs’ün atmosferinde kayda değer oranda bulunmasının tek yolunun devamlı bir üretimin/oluşumun olması ve bozunum döngüsünden geçtiğidir. Ayrıca bu bağlamda, biyolojik olmayan nedenler veya Venüs’te daha önce var olmuş olabilecek yaşamın bu fosfin miktarını devam ettirmeye yetmeyeceğini düşünmekteler. Yıllardır Dünya dışı yaşam konusunda odak merkezi olan Mars, bu merkezciliği Venüs ile de paylaşmak durumunda. Bu ve bana benzer diğer tüm araştırmalar gibi bu konuda yıllar sürecek devamlı araştırmalar sonucunda netlik kazanmış olacak.

Şimdilik Venüs’te yaşam olmasına dair konuşmak için erken ama belki ileride bu keşfin orijini olarak canlılık süreçler çıkar fakat evren bize ne gösterir bilinmez. Malum bu kadar olumsuz şartlara rağmen canlılığa dair minik bir kanıt elde edebildik!

Referans Kaynaklar: Nature Astronomy, SETI, ESO

Yazan/Düzenleyen: İrem İLHAN, Seval TAŞDEMİR, Rahmi GÜNDÜZ

Yayın Tarihi: 09.10.2020