AAK | Amatör Astronomlar Kulübü

GENEL GÖKBİLİM


Çağdaş KOÇ 2018.02.21

Gökbilim veya Astronomi, gök cisimlerinin onların kökenlerini, evrimlerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini açıklamaya çalışmak üzere gözlemleme bilimidir. Gökbiliminin sınırlı ve özel bir alan olan gök mekaniği ile karıştırılmaması gerekir. Gökbilim daha açık bir deyişle, yörüngesel cisimleri ve Dünya atmosferinin dışında gerçekleşen, yıldızlar, gezegenler, kuyruklu yıldızlar, kutup ışıkları, galaksiler(gökadalar) ve kozmik fon radyasyonu gibi gözlemlenebilir tüm olay ve olguları inceleyen bilim dalıdır. Evrende bulunan her çeşit maddenin dağılımını, hareketini, kimyasal bileşimini, evrimini, fiziksel özelliklerini ve birbiriyle etkileşimini inceler.


Astronomi(gökbilim) terimi eski Yunanca’ da ki astron ve nomos sözcüklerinden türetilmiş olup “yıldızların yasası” anlamına gelir. Asteroitlerin ve kuyruklu yıldızların keşfindeki katkıları göz önüne alınırsa, astronomi(gökbilim) amatörlerin de halen etkin bir rol oynayabildikleri nadir bilim dallarından biridir.



Antik Çağ’da Astronomi(Gökbilim)


Antik Çağ’da gökbiliminin gelişimindeki önemli hususlar olarak şunlar söylenebilir:

Astronomi önceleri yalnızca, çıplak gözle görülen gök cisimlerinin gözlemi ve hareketleri hakkında öngörülerden oluşuyordu. Eski zamanlarda gözlemler çıplak gözle yapılıyorsa da o zamanlar günümüzdeki gibi sanayi ve ışık kirliliğinin bulunmayışı insanlara büyük bir avantaj sağlıyordu. Bu yüzden antik çağda yapılan gözlemlerin günümüzde yapılması neredeyse olanaksız derecesinde zordur. Eski insanların dairesel tarzda dikmiş oldukları 6.500 yıllık megalitlerin* (Napta, Playa, Stonehenge) astronomik gözlem amacıyla kullandıkları sanılmaktadır. Eski çağlarda astronomide ilerlemiş uygarlıklardan bazıları Çin, Hint, Sümer, Kalde, Mısır, Toltek, Zapotek ve Maya uygarlıklarıdır. Rig – Veda’dan Güneş’in hareketlerine bağlanan 27 Takımyıldızdan ve 13 bölümlü zodyaktan söz edilir. Mayalar ise teleskopları olmadıkları halde Venüs’ün evrelerini ve tutulmalarını tam olarak saptayabilmişlerdi. Antik Yunanlar’ ın gökbilimine yaptıkları en büyük katkı, yıldızları Kadir* derecelerine göre sınıflandırmaya çalışmış olmalarıdır.



Orta Çağ’da Astronomi(Gökbilim)


Orta Çağ’da astronomi bilgilerinin İslam bilginlerince geliştirildiği ve bu bilgilerin sonradan Batı’ya aktarıldığı görülür.

Gökbiliminin gelişmesinde devlet adamlarının yapmış olduğu kişisel girişimler de önemli yer tutmaktadır. Döneminde yaşamış olan Kırşehir emiri burada kendi adıyla kurmuş olduğu medresede gökbiliminin gelişmesine imkân sağlayacak ortamı oluşturmuştur.

Rönesans’ta astronomi Kopernik Güneş Merkezli Güneş Sistemi modelini fikir olarak ortaya attı. Kopernik’in fikri Galileo ve Kepler tarafından savunuldu, geliştirildi ve düzeltildi. Kepler Güneş’in çevresindeki gezegenlerin hareketini belirleyen bir yasalar sistemi olduğunu düşünen ilk kişi oldu. Çekimi hareket yasalarıyla tanımlayan Newton oldu. Böylece gezegenlerin hareketine makul bir açıklama getiren ilk kişi de o oldu. Aynı zamanda yansıtıcı teleskobu icat etti.



Günümüzde Astronomi


Astronomi özellikle 19. Ve 20. Yüzyılda baş döndürücü bir hızla ilerlemiştir. Yakın zamanlardaki keşif ve gelişmelerle ilgili olarak şu söylenebilir:

Teleskopların geliştirilmiş olması yanı sıra, diğer bilim dallarındaki ilerlemelerin de gökbilimine yardımcı olmaları sayesinde, evrenin gizemleri bir bir açığa çıkmaktadır. Astronomideki en önemli gelişmelerden biri, tayf ölçümü de denilen spektroskopinin(maddelerin ışıkla olan etkileşimini anlamaya çalışma, maddelerin soğurduğu ve yaydığı ışığı, yan, elektromanyetik dalgaları saptayarak maddenin yapısı hakkında sonuçlara varma tekniği) yani yıldız ışığının elektromanyetik spektral analizine başlanmış olmasıdır. Diğer yıldızların ışıklarının analizi, bu yıldızların ışığının temelde Güneş’in ışığından farksız olduğunu, fakat yıldızlar arasındaki sıcaklık, kütle ve boyut bakımından son derece büyük farklılıkları bulunduğunu göstermiştir.

20. yüzyılın başında diğer galaksilerden ayrı bir birim olarak galaksimizin varlığı kanıtlanabilmiştir. Ardından Hubble Yasası ile evrenin bir genişleme içinde olduğu saptanmıştır; galaksiler giderek birbirinden uzaklaşmaktadır.


Okunma Sayısı 325


GALERİ


AÇIKLAMA


Megalit : Megalit bir yapı veya anıt oluşturmak amacıyla kullanılan büyük bir taştır. Bu yapılar bir veya birkaç megalitten oluşabilir. Megalitik sıfatı bu tür taşlardan yapılmış anlamını taşır, taşlar harçla değil birbirlerine geçmeli olarak bir arada dururlar.


Kadir Sistemi : Kadir sistemi astronomik nesnelerin parlaklığının logaritmik bir ölçüsüdür. Bir cisim ne kadar parlak olursa, kadir değeri o kadar düşük olur ve en parlak yıldızlar negatif değerlere ulaşır. Ay’dan sonra gece gökyüzünün en parlak gök cismi olan ve kadir değeri -1,5 olan Sirius yıldızı, örneğin 15. kadirden bir yıldızdan yaklaşık dört milyon kat daha parlak demektir.


YAKLAŞAN ETKİNLİK

Astronomi ve Uzay Bilimleri

APOD

INSTAGRAM

SOSYAL MEDYA

Facebook


Instagram


Twitter



İLETİŞİM


İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü 34119 Beyazıt Kampüs Fatih / İstanbul


iuffaak@gmail.com